Genel

2008 Finansal Kriz Üzerine

Dün youtube’da 2008 finansal kriz ile ilgili bir film seyrettim. Hatta yetmedi bugün bir daha seyrettim. Seyrettikçe gerildim, gerildikçe endişelendim. Neye endişelendin diye sorarsanız, geleceğimiz adına endişelendim.

2008 Finansal Krizi

Birazdan sizlere yukarıdaki film ile ilgili gözlemlerimi aktarmaya çalışacağım. Müzikleriyle, anlatımıyla gerçekten profesyonelce hazırlanmış. Bugün itibariyle 152,485 kişi seyretmiş.

Sözü fazla uzatmadan detaya geçelim.

2008 finansal krizinin başlangıcının 11 Eylül 2001 olduğu iddia ediliyor. Amerika’nın finans sembolü, dünya ticaretinin gözbebeği olan ikiz kulelerin bombalanmasının fitili ateşlediği söyleniyor. (Gerald Celente)

Bu olaydan önce zaten resesyon sinyallerinin alınmaya başladığı, 2001 baharından sonra faiz indirimlerine başlanıldığı ancak bu olaydan sonra faiz indirim hızının hızla arttığı belirtiliyor.

Yandaki resimden de görüleceği üzere faizler 2003 Temmuz’unda %1’lere dayanmış.

Düşük faizin uzun zaman düşük kalamayacağından hareketle 2004 Temmuz’undan itibaren tekrar yükseliş trendine girmiş. 2006 Temmuz itibariyle ise %5,25’e dayanmış. Eee nolmuş ki, bunlar olağan şeyler, kapitalist düzende faizler iner de çıkar da diyenler olabilir. Doğrudur. Ama gerçekler ne yazık ki öyle masum değil. 17 Haziran 2002’de G.W.Bush TV’lerde aynen şunu demiş..”I do believe American dream, owning a home is the part of that dream..”

Kısaca demiş ki, ev alın ve Amerikan rüyası gerçek olsun. Bu rüyanın desteklenmesi için Freddie Mack ve Fannie Mae adlı hükümet destekli mortgıç fonlarını kurmuş. Bu iki kuruluş ne yapmış, demiş ki, herkes ev sahibi olacak, gelin size kredi verelim. Ne olursan ol, gel demişler..Ödeyemezsen devlet baba öder sıkma canını demişler. Bunu gören vatandaşlar da saldırmış tabi..Evsizler, düşük gelirliler..İlk başlarda işler iyi gitmiş. Azgın fon arzı ev fiyatlarında yükselişi tetiklemiş. Yükselen ev fiyatları ile birlikte vatandaşlar Home Equity Loan’a saldırmışlar. Ne demek bu, yani evin ipotek değeri ile piyasa değeri arasındaki farkı teminat göstererek evlerini döşemişler, boyatmışlar, mobilya perde, otomobil almışlar..Peki fon arzedenler bu kadar çok parayı nerden bulmuşlar? Cevap harika..Finansal mühendislik, bu ne menem bir şeydir? İnşaat mühendisliği mi demek istedi, yoksa makine mi :) Yok değil doğru – Finans Müh. Ne yapmış bu parlak insanlar, ipotekleri menkul kıymetleştirmişler. Sonra da Almanya, İtalya ve Çin gibi ülkelere satmışlar. Gelen para ile tekrar kredi vermişler. Kredi derecelendirme kuruluşları AAA rate etmişler..Devlet garantisi var, diğer taraftan sigortası var, yani borçlu ödemezse AIG ödeyecek. E rate de AAA, ne güzel..

İşler 2006 yılında faizlerin normal hadlerine doğru yükselmesi ile birlikte sarpa sarmaya başlamış. Menkul kıymetlere talep edenlerde bir düşüş yaşanmış, akabinde likidite sıkıntısı başgöstermiş. Faizlerin yükselmesi ile birlikte daha önce düşük faizden değişken borçlananlar da borçlarını ödeyemez hale gelmişler. Ceketlerini alıp evlerden çıkmaya başlamışlar. Derkeen, ev fiyatları düşmeye başlamış. Ev satışları hızlanmış çünkü insanlar evin balon değerleri üzerinden borçlanmışlarmış. Neyse, Bush bakmış ki durum kötüye gidiyor piyasaya biraz para enjekte edelim deyip 700 milyar $ piyasaya akıtmışlar. Paraya ihtiyacı olmayan bankalara bile zorla para verilmiş. Kasım 2008 itibariyle faizleri tekrar %1 nisbetine çekmişler ki, tekrar vatandaş tüketime yönelsin.

Halbuki vatandaşın tüketime mecali kalmamış, onlar zaten geleceklerinden harcamışlar..15 Eylül 2008 de tarihin en büyük banka iflası gerçekleşmiş, Lehman Brother’s bütün ihtişamıyla batmış. Eğer Bush yukarıdaki önlemleri almasaymış ülke batacakmış..

Ocak 2009 itibariyle faizler practically % 0 nisbetine gerilemiş.

Sonra Obama gelmiş. İlk icraati, 17 Şubat 2009’da 787 milyar $’lık kurtarma paketi olmuş. David M.Walker adındaki bir vatandaş kurtarma paketlerinin 3 sebep yüzünden başarısız olduğunu ifade ediyor.

1.Objective to achieve, yani biz bunu niçin yapıyoruz, hedefimiz ne’nin saptanmamış olması
2.Parayı kime vereceğiz/kimlere vermeyeceğiz’in kriterlerinin belirlenmemiş olması
3.Bu parayı alanlar bu para ile neleri yapıp neleri yapamayacakları’nın netleştirilmiş olmaması.

Deniyor ki, günde 3 tane tarifeli uçağın inip kalktığı Pennsylvania’daki John Murtha havalimanına ilk kurtarma paketinden 200 milyon $, sonrakinden ise 800.000 $ kaynak aktarılmış. Neymiş havalimanını daha güvenli hale getireceklermiş. Havalimanı yetkilisine bu parayı neden böyle yaptınız, daha rasyonel bir şeyler yapamazmıydınız diye sorulduğundan yüzünün aldığı ifade gerçekten çok ilginç izlemenizi tavsiye ederim (30:45. dakika)

Diğer dünya merkez bankaları da Amerika’yı aynı şekilde taklit etmişler. Faiz indirimleri ve kurtarma paketleri peşi sıra gelmiş. Ellerinde menkul kıymet bulunan şirketler hükümetler bunları ne yapacaklarını kara kara düşünmeye başlamışlar. Satmak istese alan yok, para etmiyor, diğer taraftan yükümlülükleri var, zarar halinde ne kadar borca batacakları belli değil. Deyim yerindeyse saatli bomba, e kolay değil-finans mühendisleri tasarlamışlar. Kimse anlayamasın diye..

Eğer bugun faiz hadlerinde %1’lik bir oynama meydana gelirse bunun Amerika’ya maliyetinin 100 milyar $ olduğu ifade ediliyor. G20 ülkelerinin 2011 yılı itibariyle ulusal borçlarının GSMH’ın %100’ünün üzerine çıkılacağı iddia ediliyor. Hal böyle olursa da 2012 yılında bankaları kurtaracak devletlerin kalmayacağı, devletleri kimin kurtaracağı soruluyor..

Çünkü daha önce uygulanan faiz indirim ve kurtarma paketi çözümlerinin artık işlevsiz olacağı söyleniyor.

Yorumlar

yorumlar

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir